HUKUK ALANINDA YAPILAN İNKILÂPLAR

HUKUK ALANINDA YAPILAN İNKILÂPLAR

Cumhuriyet Dönemi’nden önceki hukuk sistemi ile Cumhuriyet ilan edildikten sonra kurulan yeni hukuk sistemi birbirinden apayrı iki sistemdir desek yanılmış olmayız. Cumhuriyet Dönemi’nden önceki yargılamalar incelendiğinde adil yargılanma hakkının doğru bir biçimde kullanılabildiği söylenemez.

Bu dönemde yargılama işi din adamları tarafından yürütülmekteydi. Bu din adamları ise kadı olarak adlandırılmaktaydı. Kadı adı verilen yargıçlar önlerine gelen uyuşmazlıkları dini kurallara göre çözümlemekteydi. Yargılamalar ise Şeriye Mahkemeleri’nde yürütülmekteydi. Cumhuriyetin ilan edilmesi ile birlikte ise tüm bu konularda değişikliklere gidildiği görülmektedir.

Hukuk alanında inkılapların yapılmasının birçok nedeni vardır. Bunlardan başlıcası çift başlılığın yarattığı sorunların çözülmesi istemidir. Çünkü öncesinde örfi ve şeri hukuk olmak üzere iki ayrı hukuk sistemi vardı. Haliyle bu iki hukuk sistemi arasındaki farklı kurallar sebebi ile birtakım problemler yaşanmaktaydı.

Bunun yanı sıra bir dine ait farklı mezheplerden insanların bulunması ya da Müslüman olmayan insanların şeri hukuk kurallarına göre yargılanması durumunda ortaya çıkan sonuçlar adil bir yargılanma olmadığının göstergesiydi. Kadın hakları konusunda ise bir düzenleme bulunmaması ise o dönemde belki de hukuk alanında en büyük eksikliktir. Tüm bu sorunları çözmek ve yeni Türkiye’ye çağdaş ve laik bir karakter kazandırmak için hukuk alanında büyük inkılaplar yapılması yoluna gidilmiştir.

Yapılan İnkılaplar Nelerdir ?

Bahsetiğimiz gibi bu alanda birçok inkılap yapılmış olsa da başlıca olanları belirtmekte fayda vardır. Bunlar;

Bir ülkede başarıl bir biçimde hukuki yeniliklerin sağlanması için buna uygun bir zeminin bulunması gereklidir. Bu zemini hazırlamak amacıyla öncelikle siyasi birtakım devrimlerin yapıldığı bilinir. Cumhuriyet ile birlikte de öncelikle siyasi devrimler yapılarak daha sonra hukuk alanındaki inkılaplara geçilmiştir.

Türk Medeni Kanunu

Türk Medeni Kanunu tamamıyla Türklere ait bir kanun olacak şekilde oluşturulmamıştır. Bu kanun 1926 yılında o dönemde yürürlükte bulunan İsviçre Medeni Kanunu’nun bizim milletimize uygun bir şekilde uyarlanması ile oluşturulmuştur.

Ancak İsviçre Medeni Kanunu’nun bu konuda seçilmesi tesadüfi bir durum değildir. Bu kanunun dili açık ve anlaşılır olduğu için, ayrıca özgürlükçü, laik ve kadın- erkek eşitliğine önem veren bir kanun olduğu için Türk illeti adına uygulanması uygun olarak görülmüştür. Yeni medeni kanun ile evlenme, boşanma, velayet gibi konularda daha önce uygulamada olmayan kadın ve erkek arasında eşitlik prensibinin geçerli olduğu gözlemlenmektedir.

Hukuk alanındaki inkılapların önemli olanlarından bir tanesi de tekke ve zaviyelerin kapatılmasıdır.30 Kasım 1925’te verilen bir karar ile ülkedeki tüm tekke ve zaviyeler kapatılmıştır. Bunun sebebi ise dinin bahane edilerek insanların sömürülmesinin engellenmesi ve laik bir Türkiye Devleti’nin oluşturulması istenmesidir.

Tüm bu yeniliklere uygun çağdaş hukukçular yetiştirilmesi ve ülkenin yargılama alanında bağımsız ve tarafsız olması için dürüst hukukçulara gerek duyulması sebebiyle de 1925 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi açılmış, ardından ise barolar ve mahkemeler kurulmuştur. Tüm bu yenilikler ile yönetimde ve yargılamada keyfiliğin önüne geçilmeye başlanmıştır.



2 yorum
@gencturkhaber.com - 2018-04-16 23:13:44

Kronik Depresyon Hakkında Bilgi İnsanların sürekli olarak kendilerini kötü hissetmeleri, kötü bir şey olabileceğine dair düşüncelere kapılmaları Kronik Depresyon sorunun bir sonucu olarak gösterilmektedir. Bu psikolojik sorun ile karşı karşıya kalan kişilerin neredeyse tamamı kendilerini yetersiz olarak görmekte olup diğer insanların gerisinde kaldığını düşünürler. Etkileri daha çok iştaha yansıya bu sorun ya daha fazla yeme isteğine ya da yemekten bir anda uzaklaşılmasına neden olmaktadır. Hastalar aynı zamanda uyku problemleri de çekerek günlük yaşamlarının olumsuz etkilenmesine neden olmaktalar. Kronik Depresyon hastaları, bir iş ile yoğunlaşırken odak problemi yaşayarak işleri ile olan ilgililerini kaybederler. Tamamen ruhsal olarak çöküntüye girmeleri işe beraber idrak yeteneklerini kaybederek kendilerini toplumdan soyutlayacak duruma gelebilirler. Kronik Depresyon Sorununun Etkileri Bu sorun ile karşı karşıya kalan kişilerin hayattan zevk alma durumu her geçen gün eksiye doğru gitmektedir. Sürekli olarak mutsuz olarak hisseden kişiler, ruhsal hallerinden dolayı ağır bir yorgunluk içerisine girerek hiçbir şey yapmak istemezler. Nasıl ve ne şekilde ortaya çıktığının belirgin olmadığını, özellikle çocukluk döneminde yaşanan taciz, istismar, travmalar, ufak depresyon belirtileri hastalığın şiddetini artıran etmenler arasında yer almaktadır. Başta bu durumlar ile beraber kişilerin yaşam kaygısı gütmeleri, geçmişlerinde yaşadıkları en ufak sorunlar dahi Kronik Depresyon durumunun meydana gelmesine neden olabilmekte. İlk etapta günlük yaşama bir etki etmediği görülse de zamanla kişileri eve hapsetmeye dahi neden olmakta. Kronik Depresyon Tanısı Kronik Depresyon sorunu ciddi oranda kendisini gizleyen bir psikolojik sorundur. Uzmanlar, bu sorun ile karşı karşıya kalan kişilerde hastalığın tanısını yapmakta oldukça zorlanırlar. Yapılan bir dizi test sonucunda belirtilerin gözlemlenmesi ile hastalık teşhisi konulabilmektedir. Genel olarak kişilerin duygusal olarak bağlandıkları bir şeyi kaybetmeleri, takıntılı olarak elde etmek istediği bir şeyi elde edememesi Kronik Depresyon sorununu tetikleyen unsurlar arasında yer almaktadır. Bu gibi durumlarda kendilerini yeterli olarak görmeyen kişiler, psikolojik çöküntüler ile karşı karşıya kalabilmektedirler. Kişiler, bu durumlarının aslında normal bir durum olarak görerek hasta olduklarını hiçbir şekilde düşünmezler. Yaşadığı durumlar ile ilgili şikayetlerde bulunarak aslında bunların her insan tarafından yaşanabilecek sorunlar olduğunu düşünmektedir. Kronik Depresyon ile baş başa kalan insanlar genel olarak yalnız kalmak, diğer insanlar ile aynı ortamlarda bulunmak istemezler. Kendileri haricinde yaşayan herkesin kötü olabileceğini, her an diğer insanlar tarafından kötülükler ile karşı karşıya kalabileceklerini düşünürler. Sürekli olarak karamsarlığa kapılan bu kişiler, kendi kararlarını verirken dahi zorluk yaşayabilmekteler. Günlük hayatı olumsuz etkilemesine karşın Kronik Depresyon kişilerin iş hayatı içerisinde başarılı olabilmelerine olanak sağlamaktadır. İş hayatları içerisinde sürekli temkinli ve risklere karşı çözümler arayan bu kişiler, gelecek planı yapma konusunda endişelere kapılabilmektedir. Kronik Depresyon Tedavisi Her psikolojik sorunu uzmanlar kontrolünde bir şekilde tedavi edilebilmektedir. Kronik Depresyon sorununda tanı ve teşhis en zorlu süreç olduğunu yukarıda dile getirmiştik. Teşhis durumunun yapılması ile beraber tedavisinin oldukça kolay bir şekilde ilerlediğini söyleyebiliriz. Tedaviler, psikoterapi ile başlayarak iyileşme durumuna göre ilaç ile devam ettirilmektedir. Psikoterapi, kesinlikle alanında uzman birisi tarafından belirli seans dilimlerinde verilmelidir. Aksi durumda hastalığın iyileşmesi yerine daha da kötüleşmesine neden olunmakta. İlaç tedavisi her hasta üzerinde uygulanılmadığını, depresyon ilacı kullanmak için belirli bir aşamaya kadar ilerlenmesi gerektiğini söyleyebiliriz. Geç kalınan tedavi, hastanın geleceği ile ilgili olumsuz kararlar almasına, toplumdan korkmasına, işi ile ilgili sorunlar yaşamasına neden olmaktadır. Bu sorun intihar gibi eğilimlere neden olmamaktadır.


@Akif - 2018-04-12 22:36:21

Hukuk alanında cumhuriyetin kurulmasıyla birçok yenilik ve inkilap yapıldı. Kanunlar ve hukuk sistemi baştan aşağı değişti. Birçok konuda yabancı ülkelerin hukuk sistemleri örnek olarak alındı. Şeri hukuk kaldırıldı.



www.gencturkhaber.com - ANASAYFA

Kronik Depresyon Hakkında Bilgi İnsanların sürekli olarak kendilerini kötü hissetmeleri, kötü bir şey olabileceğine dair düşüncelere kapılmaları Kronik Depresyon sorunun bir sonucu olarak gösterilmektedir. Bu psikolojik sorun ile karşı karşıya kalan kişilerin neredeyse tamamı kendilerini yetersiz olarak görmekte olup diğer insanların gerisinde kaldığını düşünürler. Etkileri daha çok iştaha yansıya bu sorun ya daha fazla yeme isteğine ya da yemekten bir anda uzaklaşılmasına neden olmaktadır. Hastalar aynı zamanda uyku problemleri de çekerek günlük yaşamlarının olumsuz etkilenmesine neden olmaktalar. Kronik Depresyon hastaları, bir iş ile yoğunlaşırken odak problemi yaşayarak işleri ile olan ilgililerini kaybederler. Tamamen ruhsal olarak çöküntüye girmeleri işe beraber idrak yeteneklerini kaybederek kendilerini toplumdan soyutlayacak duruma gelebilirler. Kronik Depresyon Sorununun Etkileri Bu sorun ile karşı karşıya kalan kişilerin hayattan zevk alma durumu her geçen gün eksiye doğru gitmektedir. Sürekli olarak mutsuz olarak hisseden kişiler, ruhsal hallerinden dolayı ağır bir yorgunluk içerisine girerek hiçbir şey yapmak istemezler. Nasıl ve ne şekilde ortaya çıktığının belirgin olmadığını, özellikle çocukluk döneminde yaşanan taciz, istismar, travmalar, ufak depresyon belirtileri hastalığın şiddetini artıran etmenler arasında yer almaktadır. Başta bu durumlar ile beraber kişilerin yaşam kaygısı gütmeleri, geçmişlerinde yaşadıkları en ufak sorunlar dahi Kronik Depresyon durumunun meydana gelmesine neden olabilmekte. İlk etapta günlük yaşama bir etki etmediği görülse de zamanla kişileri eve hapsetmeye dahi neden olmakta. Kronik Depresyon Tanısı Kronik Depresyon sorunu ciddi oranda kendisini gizleyen bir psikolojik sorundur. Uzmanlar, bu sorun ile karşı karşıya kalan kişilerde hastalığın tanısını yapmakta oldukça zorlanırlar. Yapılan bir dizi test sonucunda belirtilerin gözlemlenmesi ile hastalık teşhisi konulabilmektedir. Genel olarak kişilerin duygusal olarak bağlandıkları bir şeyi kaybetmeleri, takıntılı olarak elde etmek istediği bir şeyi elde edememesi Kronik Depresyon sorununu tetikleyen unsurlar arasında yer almaktadır. Bu gibi durumlarda kendilerini yeterli olarak görmeyen kişiler, psikolojik çöküntüler ile karşı karşıya kalabilmektedirler. Kişiler, bu durumlarının aslında normal bir durum olarak görerek hasta olduklarını hiçbir şekilde düşünmezler. Yaşadığı durumlar ile ilgili şikayetlerde bulunarak aslında bunların her insan tarafından yaşanabilecek sorunlar olduğunu düşünmektedir. Kronik Depresyon ile baş başa kalan insanlar genel olarak yalnız kalmak, diğer insanlar ile aynı ortamlarda bulunmak istemezler. Kendileri haricinde yaşayan herkesin kötü olabileceğini, her an diğer insanlar tarafından kötülükler ile karşı karşıya kalabileceklerini düşünürler. Sürekli olarak karamsarlığa kapılan bu kişiler, kendi kararlarını verirken dahi zorluk yaşayabilmekteler. Günlük hayatı olumsuz etkilemesine karşın Kronik Depresyon kişilerin iş hayatı içerisinde başarılı olabilmelerine olanak sağlamaktadır. İş hayatları içerisinde sürekli temkinli ve risklere karşı çözümler arayan bu kişiler, gelecek planı yapma konusunda endişelere kapılabilmektedir. Kronik Depresyon Tedavisi Her psikolojik sorunu uzmanlar kontrolünde bir şekilde tedavi edilebilmektedir. Kronik Depresyon sorununda tanı ve teşhis en zorlu süreç olduğunu yukarıda dile getirmiştik. Teşhis durumunun yapılması ile beraber tedavisinin oldukça kolay bir şekilde ilerlediğini söyleyebiliriz. Tedaviler, psikoterapi ile başlayarak iyileşme durumuna göre ilaç ile devam ettirilmektedir. Psikoterapi, kesinlikle alanında uzman birisi tarafından belirli seans dilimlerinde verilmelidir. Aksi durumda hastalığın iyileşmesi yerine daha da kötüleşmesine neden olunmakta. İlaç tedavisi her hasta üzerinde uygulanılmadığını, depresyon ilacı kullanmak için belirli bir aşamaya kadar ilerlenmesi gerektiğini söyleyebiliriz. Geç kalınan tedavi, hastanın geleceği ile ilgili olumsuz kararlar almasına, toplumdan korkmasına, işi ile ilgili sorunlar yaşamasına neden olmaktadır. Bu sorun intihar gibi eğilimlere neden olmamaktadır.

Hukuk alanında cumhuriyetin kurulmasıyla birçok yenilik ve inkilap yapıldı. Kanunlar ve hukuk sistemi baştan aşağı değişti. Birçok konuda yabancı ülkelerin hukuk sistemleri örnek olarak alındı. Şeri hukuk kaldırıldı.