|
Ekonomi
Adel büyümeye devam ediyor!
Anadolu Grubu bünyesindeki Adel Kalemcilik 45 ülkeye yılda 4.1 milyon dolarlık kalem ve kırtasiye ürünleri ihracatı yapıyor.
Alman Faber Castell'le de ortak olan şirket yurtiçinde de pazar lideri konumunda.
Adel Kalemcilik Genel Müdürü Taner Dursun, sektörde lider konumda olduklarını söyledi. Anadolu Grubu bünyesindeki Alman Faber Castell ortaklı Adel kalemcilik 45 ülkeye yılda 4.1 milyon dolarlık kalem ve kırtasiye ürünleri ihracatı yapıyor. Kırtasiye ürünleri kadar özel kalemleriyle de dikkat çeken firma 10 yıldır istikrarlı büyüme kaydediyor. Gazeteport'un sorularını yanıtlayan Adel Kalemcilik Genel Müdürü Taner Dursun, şirketin yapısı ve kalemcilik sektörüne ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Şirket yapısından bahseder misiniz? Adel Kalemciliğin şirket olarak kuruluş tarihi 1967 ama faaliyete geçmesi 1969 yılında İstanbul Kartal'da bugün de halen kullanılan fabrikanın açılmasıyla başlıyor. Bu bağlamda önüzümdeki yıl 40. yılımızı kutluyor olacağız. Adel, kuruluşundan beri Faber Castell'le bir lisans ve 'Know - How' işbirliği var. Bu anlaşma çerçevesinde Adel uzun yıllardır hem kendi markasını, hem de Faber Castell'e ait bir marka olan Johan Faber'i kullanıyor. 1995 yılında bu işbirliği ortaklığa dönüşüyor. Böyle olunca pek çok üründe Faber Castell markasını kullanmaya başlıyoruz. Bir de ithal Faber ürünlerinin de tek yetkili distribütörü oluyoruz Türkiye'de. 1996 yılında Adel halka açılıyor. Şirketin bugünkü ortaklık yapısı yüzde 56.89'u Anadolu Grubu'na, yüzde 15,40'ı Faber Castell'e, yüzde 27.71'i de halka açık işlem görüyor. Kartal'daki fabrikamızın yanı sıra Giresun'da bir kalem fabrikamız var. 320 civarında çalışanımız bulunuyor. Ancak taşeronlarla birlikte direkt istihdam 500'ü geçiyor. Üretimini yaptığımız ürün gruplarını ağaç cilalı kalemler, kopya kalemi, dereceli kalemler kurşun kalemler, boya kalemleri ve tükenmez kalemler olarak nitelendirebiliriz. Kırtasiye sektöründeki pazar payınız nedir? Bu sektörde sağlık veriye ulaşmak çok zor. İrili-ufaklı çok oyuncu var. İthalat ağırlıklı bir sektör. Kırtasiye tanımı biraz karışık. Sektördeki oyuncular arasında işbirliği yok o yüzden biz de sağlıklı verilere ulaşamıyoruz. Kendi yaptığımız araştırmalara göre ağaç cilalı kalemlerde yüzde 40'lık, tutarsal bazda da yüzde 70 oranında pazar payımız var.Sonuçların böyle çıkmasındaki en büyük etken ürünlerimizin diğer markalara göre pahalı olması. Türkiye'de başka üreticilerin ürettiği ağaç cilalı kalemler çok daha ucuza satılıyor. Yerli üretimde pazar lideriyiz denebilir. Alt tarafta işler fiyata bakıyor. Toplam kırtasiye pazarındaki payımız yüzde 25 genel kırtasiye pazarında kağıt ve okul çantası gibi ürünler de bulunuyor. Biz bu sektörlerde faaliyet göstermiyoruz. Genel anlamad sektörde önemli ürünler üretmememize rağmen iyi bir pazar payımız var. Türkiye'de şu anda bizim yapımıza sahip olup böyle bir pazar sahibi olan başka bir firma yok. Kaç noktaya ürün satıyorsunuz? Bizim dağıtımımız iki taraflı. Biri klasik kanal; kırtasiye ve toptancılarına dağıtım. İkinicisi ise modern kanal, yani marketler kanalı. Bu henüz gelişmekte olan bir kanal. Nokta sayıları artıyor. Türkiye'de kırtasiye işi klasik kanal üzerinden yürür. 130 toptancı üzerinden mallarımız yaklaşık 15 bin perakendeciye ulaşıyor. Adel'in kaç çeşit ürünü var? 2 binin üzerinde ayrı kodlu ürünümüz var. Ürün çeşidimiz oldukça fazla. Ağaç cilalı kalem grubu en önemli ürün grubumuz. Kurşun kalem ve boya kalemi gibi ürünlerin karımıza ve ciromuzda büyük payı var. İhracatta ne durumdasınız? İhracatımız geçen yıl 4.1 milyon dolardı. Bu yıl da bu rakama yakın bir ihracat yapacağız gibi görünüyor. 45 ülkeye fatura kesiyoruz. Bazı satışlarımız ufak meblağlı oluyor ama bunlar da önemli. Adel'in en çok ihracat yaptığı ülkelerin başında İran, Rusya, İngiltere ve Almanya geliyor. İhracatın içinde Faber Castell'e aynı marka adı altıdna satılan ürünler de var. Portekiz, Macaristan, Yunanistan, İsrail, Filistin ve Kuzay Afrika ülkeleri de ihracat yaptığımız pazarlar arasında. İhracattaki ciromuz fazla bir rakam tutmuyor ihraç ettiğimiz ürün sayısı fazla.İhracatta birim fiyatlar daha düşük. İhracatın yüzde 70'i Adel markası altında yapılıyor. Moskova'daki bir kırtasiyeye girin, Adel'in bir ürününü mutlaka görürsünüz. Yurtdışındaki müşterilerimizden bugüner kadar herhangi bir şikayet almadık. Peki sağlık konusu... Kurumsal bir yapımız var. Sağlık konusuna çok dikkat ediyoruz. Bu konuda Avrupa'da iki derneğin üyesiyiz. Gelişmeleri yakıdnan takip ediyoruz. Konuyla ilgili Türk mevzuatı şu anda Avruğa mevzuatına kaydırılıyor. Ürünleri çevreye ve insan sağlığını tehdit etmemesi gerekiyor.Avrupa Birliği 1980'de 24 grupta güvenlik standartları getirdi. Bunlardan biri de oyuncakların güvenliği. Kırtasiye ürünlerinde de oyuncak sınıfına giren ürünler var. Bunlar boya kalemleri pastel boylar, sulu boyalar, parmak boyası, guaj boya ve oyun hamuru. Kurşun kalem bu kategoriye girmez ama bu ürünün de aynı mantıkta üretilmesi gerekiyor. Bu ürünlerin üzerlerinde 'CE' işareti olması lazım. bu ibare, ürünün Avrupa güvenlik standartlarına uygun olduğu anlamına geliyor. Bunu kullanmanın iki yöntemi var; İlki üreticinin 'ben mevzuata uyuyorum, kontrolümü yapıyorum' demesi, ikincisi de akredite kuruluş olmak ve gerekli bunu makamlara onaylatmak. Bunun sıkı bir kontrolü olmadığı için herkes ürettiği ürünün üzerinde CE damgasının vurabiliyor. Çin'den gelen her malda CE damgası var. Bu damganın kurşun kalemlerin üzerinde vurulması yasak ama böyle kalemler de geliyor. Özetle her rünün CE damgalı olması, o ürünün sağlığımızı tehdit etmeyeceği anlamına gelmiyor. Bu damga rahatlıkla basılabiliyor. Yeni düzenleme şart. Burada en önemli mesele ağır metal. Kurşun, magnezyum ve selenyum gibi ağır metallerin ürünlerde kullanılmaması gerekiyor. Bunları uzun vadede vücutta toksitlerin birikmesine yok açıyor ve kansere kadar gidiyor. Bu,çocuğun kalemi ağzına almasıyla ve oyun hamurunu ağzına sokmasıyla gerçekleşebilir.PVC adlı hammaddenin de ürünlerde olmaması gerekiyor. Kırtasiye ürünlerinde çok sayıda girdi var. Sulu boya ve pastel boyaların üretimi çok farklı. Kimya burada çok önemli. Girdileri aldığınız tedarikçiler kilit nokta. Onların hammadde konusunda da büyük özen göstermesi gerekiyor. Biz Adel olarak her girdinin kontrolünü yapıyoruz. Laboratuarımızda Türkiye'de çok az kuruluşta olan bir cihazımız var. Bunda ağır metal testleri yapıyoruz. Testten geçmeyen ürünleri üretime sokmuyoruz. Bizde onaylanmamış girdi kullanılmaz. Ürünlerimizi zaman zaman da yurtdışındaki laboratuarlara gödnerip bir dizi teste tabi tutturuyoruz ancak bu maliyeti yüksek olan bir iş. Şimdiye kadar sağlık konusuyla ilgili bir şikayet almadık. Asıl sorun Çin mallarında. Bu büyük bir sorun. İtahalatçılar Çin'deki ucuz mallar yöneliyor. Ucuz olan ürünlerin de sağlığı tehdit ettiği büyük bir gerçek. İthalatçılarımız bu konuda yeterli bilgiye sahip değil. Karlılık oranlarınız nasıl? 1998'den beri sürekli bir büyüme içindeyiz. Geçen yılki ciromuz 67 milyon 350 bin YTL idi. Bu yıl da 76 milyon YTL'ye yakın toplam ciro bekliyoruz. İşin büyük kısmı iç piyasa ağırlıklı. İhracatın payı cirodaki payı düşük. Son 5 yılda yüzde 17'lik yıllık ortalama büyüme var. Dolar bazında yıllık büyüme kaydediyoruz. Karlılığımız artıyor, marka konumumuz ise iyi bir konuma geldi. Ürün çeşidimiz artıyor. Yerli üretimde de büyüme kaydettik. ithalatla daha çok büyüdük. Geçen yılki ciromuzun yüzde 60'ı yerli ürünlerden, yüzde 40'ı da ihtal ürünlerden oluştu. Bunda kurun etkisi büyük. Karlılık oranlarımız da gayet iyi geçen yıl ciromuz artarken karımız düştü. Bu da kur nedenli. Operasyonel anlamda karlılığımız iyi gidiyor. ,Sektörde karlılığı bu denli iyi olan tek firmayız. Kurumsal yapımız, İstanbul'da bir fabrika çalıştırmamız ve işçilerin sendikal düzeni bizim maliyetlerimizi yükseltiyor. Bunu ölçek ekonomisi ile dengeliyoruz. Büyük miktarda üretip büyük miktarda satış yapıyoruz. Bizim bbir üründen ortalama 3 Ykr karımız var. Cirosu bizden daha iyi olan firmalar da var ancak o firmalar bizim faaliyet göstermediğimiz kağıt sektöründe faaliyet gösteriyor. Kırtasiye çok geniş kapsamlı bir sektör. Karıştırmamak lazım. Kağıdın büyük kısmı basın ve matbaaya gidiyor. Bizim tüm gelirlerimizi kırtasiye oluşturuyor. Her üründe değişik oyuncular var ama pazar lideri biziz. Bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Şu anki ekonomik tabloyu nasıl görüyorsunuz? Konjonktür herkesi etkiliyor. Son dönem konjoktürü herkes için olumluydu ve faizlerin düşmesine neden oldu. Bu da piyasadaki fiyat dengesinin oluşmasına yardımcı oldu. Fiyatların düşmesi bizim için çok önemli bir uınsur. Bizim piyasamız uzun vadelelerle çalışan bir piyasa. Üretici ve ithalatçı ödemeler,6 aydan 10 aya kadar yayar. Burada bizim için kur çok önemli. Dolar ve euroyla alıp TL ile satıyoruz. Faizin düşük olması finansman giderlerimizi aşağıya çekti. Büyüme rakamlarının beklentilerin çok altında çıkması tabi herkesi olumsuz etkiliyor. 3. çeyrekte de düzeleceğini sanmıyorum. Bunu normal karşılamak lazım. Türkiye dünyada yaşanan olaylardan etkileniyor. İnişler ve çıkışlar muhakkak olacaktır. Önemli olan krize girerken sağlam olmak. Böyle dönemlere borçla girmemek en büyük unsur. Bizim belli bir karlılık düzenimizin olması çok büyük avantaj. Krizlerde en çok satış tarafımız etkilenir ve karlılık oranlarımız düşer. Türkiye'deki krizler de hep kur odaklı olmuştur. Cari açıkta çok önemli bir rakam inşallah bir anda bir kriz patlamaz. Türkiye'deki birçok işletmeye göre sağlıklı bir yapımız var. Kriz olursa biz de herkes gibi olumsuz etkileniriz. Bilgisayar ve internet kullanımının kalem kullanma oranını düşürdüğünü söyleyebilir miyiz? Elektronik ortamın günden güne gelişmesi kalemcilik sektörünü teorik olarak olumsuz etkiler ancak pratikte böyle birşey olmaz. Biz böyle bir etki görmedik. Uzun yıllar da göreceğimizi tahmin etmiyorum. İnternet kullanımı arttı ama bununla birlikte kağıt tüketimi de arttı. Çıktı almak bizim için büyük bir alışkanlık. Kağıdın olduğu yerde kalem de oluyor. Olayı sadece kalem olarak değil, genel anlamda kırtasiye olarak görmek gerekir. Yazı yazmayı bilmeyen bir insan olabilir mi? Mutlaka elle yazılar yazılacaktır.ABD'de yapılan bir pazar araştırmasında ülkede son 10 yılda kalem tüketiminin arttığı gözlendi. Teknoloji en hızlı biçimde ABD'de gelişiyor, ama orada kalem tüketimi de artıyor. Kalem aynı zamanda bir prestij simgesi olarak nitelendiriliyor. En pahalı kaleminiz kaç para? Faber Castell 5 yıl önce 'Pen of The Year' konseptli bir kalem geliştirdi. Bu bir dolma kalem. Dünyada her yıl sadece 2 bin - 2 bin 500 adet üretiliyor. Geçen yıl bu kalemlerden Türkiye'de 17 adet sattık. Bu yıl bu rakan 25'i bulacak gibi. Bu kalemin satış fiyatı 2 bin 200 euro. Üzerindeki kaplama her yıl değişiyor. Koleksiyoncular için çok özel bir kalem. Premium segment Faber Castell'in gelecek için önem verdiği bir ürün grubu. Bırakın özel dolma kalemleri, Faber Castell genel olarak kırtasiye sektörünün premium bir markası haline geldi. Firmanın Türkiye'de Avrupa'da yaptığı atılımlar bunda büyük etken oldu. Premium yazım gereçleri Türkiye'der Avrupa'ya nazaran daha yavaş gelişiyor. Bunda alışkanlık ve kültürün büyük etkisi var. Bizim ülkemizde insanlar pahalı kalem kullanmıyor, özel günlerde hediye ediyor. Türkiye'de 3 - 4 milyon euroluk bir premium kalem pazarı var. 8 yıldır premium segmentte iyi bir pazarlama ve dağıtımla güzel bir konuma geldik. Cross'tan sonra Türkiye'de ikinci sırada olabiiriz. Bu segmentin Adel'in toplam cirosundaki payı küçük. Tabii bu oranı çıkarmaya çalışıyoruz. Porsche tasarımlı kalemlerimizde ve tüm Faber Castell yazım gereçlerinde lisans anlaşması var. Bir de Dizayn serimiz var. Bunların fiyatları daha uygun. gazeteport
|
EN ÇOK OKUNANLAR
EN ÇOK YORUMLANANLAR
VİDEOLAR
GALERİLER
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||