Adalet Bakanı Şahin, CHP'li Atilla Kart’ın TBMM’ye verdiği önergedeki soruları beğenmedi ve sorular kişisel diyerek cevaplamadı. Kart da Şahin’i TBMM Başkanına şikayet etti.

Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, CHP'li Atilla Kart’ın TBMM’ye verdiği önergedeki soruları beğenmedi ve ‘’Sorular kişisel’’ diyerek cevaplamadı. Kart da Şahin’i TBMM Başkanı Köksal Toptan’a şikayet etti.
Bakan Şahin’in bir televizyon kanalında yaptığı ve Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) ile ilgili açıklamalarını dinleyen Kart, Şahin’in “Başında Yargıtay savcılarından bir arkadaşımız var, onlar hemen Danıştay’a gidip ertesi gün karar alabiliyorlar. Çünkü Danıştay’daki hakim ve savcıların büyük çoğunluğu bu derneğin üyesi. Bir derneğin açtığı davaya, o derneğin üyeleri bakıyor ve sınavlarla ilgili o kadar çok davalar oldu ki… Sınav yapıyorsunuz, durduruluyor. Şimdi mülakatı kazanmış 114 arkadaş kapı kapı dolaşıyor” şeklindeki sözlerini hazırladığı
önergeyle Meclis gündemine taşıdı.
“SORULAR KİŞİSEL”
Bakan Şahin ise bu önergeye cevap vermedi ve TBMM Başkanı’na yazdığı üst yazıda takdir yetkisi Meclis Başkanı’na ait olmasına karşın önergenin İç Tüzüğe ve Anayasa’ya aykırı olduğunu, soruları da kişisel olduğunu iddia etti. Kart ise Şahin’i Meclis Başkanı Toptan’a şikayet etti. Kart, şöyle dedi:
“Anayasal kurumları ve yargı mensuplarını karalayan ve zan altında bırakan Adalet Bakanı, şimdi de kendisini Meclis Başkanlığı’nın üstünde zannetmeye başlamıştır. Anayasa ve İç Tüzüğe uygun bir şekilde kendisine intikal eden soru önergelerine karşı; Anayasal sorumluluğunu yerine getirmediği gibi, Anayasa ve İç Tüzüğü ihlal ederek TBMM Başkanı’nın görev ve yetki alanına müdahale ve tecavüz etmiştir.
Oysa, Meclis Başkanı’nın olaya doğrudan müdahale etmesi en doğrusudur. Başkan’ın ‘Sen ne diyorsun? Anayasa’ya, iç tüzüğe uygunluğunu ben tartıştırmam’ demesi gerekirdi. Ancak, Meclis Başkanı böyle bir tavır koymamıştır. Kendilerini TBMM’nin üstünde zanneden, Meclis Başkanı’nın görev ve yetki alanına tecavüz eden bu kronik ve mütehakkim anlayışın sorgulanması ve teşhir edilmesi gerekmektedir. Anayasal kurumlara iftirada bulunan Adalet Bakanı, anayasal zemin içinde bir şekilde bunun hesabını vermelidir. Hükümet karakteristiği haline gelen bu uygulamalara, TBMM Başkanlığı'nın tavır koyması anayasal bir sorumluluktur.”