KÜLTÜR-SANAT -> Göktürklerden günümüze Kurt kültürü!
turk dunyasi haberleri turancilik gokturkler kurt
Göktürklerden günümüze Kurt kültürü!
Göktürklerden Günümüze Türk Halk İnançlarında Kurt;
Halk Efsanelerinde şekil değiştirme cezalandırma, Beddua sonucu oluşma, keramet gösterme, utanma duygusunu yerme gibi durumlar sonucu oluşur. Şekil değiştirme, taşa dönüştürme gibi süreklilik arzeder. Keramet sahibinin kendisini başka bir şekle sokabilmesi halk inançların da don değiştirme olarak bilinir. Don değişen kutlu kişi, gireceği donu kendisi seçer. Bu arada hayvan donuna da girebilir. Muhakkak ki seçilen donun ve değişik donları seçmiş olmanın da sistem içerisinde yeri vardır [1]. Dişinden, kılından, tırnağından, yağından, postekisinden, kanından, kafatasından korunmak ve kurtulmak için yararlanılan kurt seccadelerinden mezarının toprağından Çınarının yaprağından yararlanılan adeta bir ulu baba, ulu dededir. Bu görünümü ile Kurt, Kurt atadır. Türklerdeki Baba Kültü ile Kurt Ata Kültü uyuşmaktadır. Güney Türkistan’da; Börü Han, Börü Nisa, Börü Nisan, Börücan gibi kız isimleri ve Börü, Börübey, Börcübek, Cinborü gibi erkek insan isimleri kullanılmaktadır. Bu bölgenin Türkleri yaşamayan çocuklarını esnetilmiş Kurt derisinin ağız kısmından geçirmektedir. Böylece yaşayan çocuğa Börü ismi verilmektedir [2]. Türk Dünyasının birçok yerinde çocuğu yaşamayan anne çocuğunu bir yatıra satar. Böylece çocuğun yatırın koruması altına girdiğine inanılır. Bu tür çocuklara ya yatırın ismi verilir veya cinsiyetine göre Satı veya Satılmış adı konulur. Bu çocuk hayatının dönüm noktalarında o türbeyi ziyaret eder. Güneydoğu Anadolu Hakkari ağırlıklı Pinyaniş aşiretinde kurt silahla vurularak öldürülmez. Bunu yapan şahıs aşağılanır. Kurdun zararsız hale getirilmesi için özel sürek av yöntemleri vardır. Bu kurda saygılı bir uygulama biçimidir. Saim Sakaoğlu yaptığı konu ile ilgili çalışmada da Borak aşiretinde kurdun uğuruna inanıldığını kurt başına kutsiyet izafe edildiğini, Pervaride kurda atılan tüfeğin patlamayacağına inanıldığını, belirtmektedir [3]. Güney Azerbaycan’da yaşayan Kaşgay Türklerinde Kurt’a küfredilmez. Kurdun evcil olmayan hayvanlar arasında itibarlı bir yeri vardır [4]. Anadolu Azerbaycan ve bir kısım Kafkasya coğrafyasını da kapsayan Dede Korkut Destanı’nda yukarıda da belirtildiği gibi “...sudan kiçdi bu kez bir kurda tuş oldu. Kurt yüzi mübarekdür”[5] ifadesini biliyoruz. Kurt yüzü mübarek bilinmiştir. Stalin’in Karaçayları Kafkasya’dan sürmeden evvel 1940 lardan önce davası mahkemeye akseden Karaçay Türkleri yemin ederlerken ellerini kurt kirişine basarlardı. Üzerine yemin edilen nesne yalan söylenilmesi halinde yalan söyleyeni çarpan, çarpma gücünün olduğuna inanılan şeydir. Kutsaldır. Mukaddes olarak kabul edilir. Karaçaylar 1940 yılından sürgüne gönderilinceye kadar yetişkin insanların ahşap karyolarının yan taraflarına oyarak kurt resmi yaparlardı [6]. Kurdun birçok bayrak, flama, kokartda yer almış olması aynı inancın bir ürünüdür. Nakşedilmiş kurt motifinin koruyuculuğu inancının bir sonucudur. Bu koruma bazen yol gösterme şeklinde de olabilmektedir. Iğdır Soykırım Anıt ve Müzesi’nin röliyefleri arasında asker, kurt, kartal ve at motifi yer almıştır [7]. Bunlardan her dördü de koruyucu, kurtarıcı, yol göstericiliğin Türk tefekküründeki simgeleridir. Bozkurt ve Türeyiş Destanlarında olduğu gibi Cengiz Han Destanında da Kurttan türeyiş vardır. Bahattin Öğel Doğu Sibirya ilkel kavimlerinin de atalarının kurt olduğuna inandıklarını belirtmektedir [8]. Kurt motivinin Türk Dünyası’nın muhtelif kesimleri ve Kızıl Derili efsanelerinde yer aldığını Etrüsler’den bahisle yapılan karşılaştırmalı çalışmalar da olmuştur [9]. Ancak biz yazımızın kapsamını fazla genişletmek istememekteyiz. Biz 2000 yılında katıldığımız Koş-Ağaç, El –Oyun Kültür Şenliklerinde Kurt Başlı filamalara şahit olduk. Bölge kazılarımdan çıkarılan arkeolojik buluntular Dağlık Altay Müzesine konulmuştu [10]. Kafkasya Türkmenlerinde 16-30 Ocak tarihleri arasında günlere “Kurt Günleri” denir [11]. Gagauz Türklerinde her yıl kış aylarında “Canavar / Kurt Yortusu” yapılır. Başalma (Beşleme) Mikail Çakır Etnoğrafya Müzesi’nde bu yortuları anlatan dokümanlar vardır [12]. Nazar, kem gözden korunmak Türk halk inançlarında önemli bir yer tutar. Nazar muhakkak bizzat görülerek yapılmaz. Giyaben de nazar değebilir. Sadece canlı ve cansız mala değil insanlara bilhassa çocuk ve kadınlar nazar olabilirler. Nazara uğrayan mal mülk zarar görünebilirken, insanlar hastalanıp ölebilirler. Nazar için yarı ölümdür, denildiği olur. Nazar‘dan korunmak için bostanlara kurt kafası dikilir. S.Sakaoğlu’nun Sıtkı Aras’dan derlediği bir bilgiye göre, uğuruna ve yararına inanılan “Kurt Yağmuru” bulutsuz ve güneşli havada yağar. Bu esnada kurdun doğurmakta olduğuna inanılır [13]. Bu tespiti biz diğer kaynaklarla teyit ettik. Afyon – Bolvadin’de yaşayan Karabağlı Karapapah Türkleri Nevruz ( Yenigün) de tarlaya “Kurt Kafası” dikip bereketi cezbetmek için Onun etrafında dönerler [14]. Kurt kafasının koruyuculuğuna da inanılır. Bu uygulamada Artova-Tokat’da vardır. Kumuk Türklerinde Börü Gözü (Kurt Gözü)nün nazara karşı koruyucu etkisi olduğuna inanılır. Aile fertleri arasında ihtilaf çıkmış ise geçimsizliği gidermek için, ihtilaflıların arasından geçilir. Böylece dargın çiftlerin barıştırılacağına inanılır. Bu uygulama bizzat yapılamaz ise, temsilen de yapılıp Küsler barıştırılır [15]. K.Afganistan Türklerinde Kurt Dişi çocukların nazardan korunmaları izin kullanırken, Türkmenler çocuğun kalpağına, Özbekler Kelepoş’una ve omuzuna kurt dişi takarlar. Kurt dişi Türkiye Türklerinde de nazar boncuğu olarak kullanılır ve mavi boncukla birlikte kızların saçına örüklerinin içine erkek çocukların omuzuna, yakasına ve beşiğine takılır [16]. Türkiye’de muhtelif vesilelerle belirtildiği gibi, bebeği yaşamayan kadınlara ve çocuklara yapılacak koruyucu uygulamalarda “ kurttan yararlanma ile ilgili inançlar da vardır. Bu arada nazarlığa kurt dişi ve kurt tırnağı takılır. Bebek kurt derisinin ağzından geçirilir. Cesur olması istenilen erkek çocuğun burun kanadı delinerek buradan veya kulak memesi deliğinden kurt kılı geçirilir. Kırk döneminde çocuklar kurutulmuş kurban gözü ile olduğu gibi, kurt gözü ile de banyo yaptırıldığı olur. İçerisinde kurt dişi, kurt postu, kurt tırnağı olan nazarlıklar beşik veya salıncağa takılır [17]. Güney Türkistan’da durmayan (yaşamayan) erkek çocuklar için özel yapılmış kurt ağzından çocuğun büyükbabası veya büyükannesi çocuğu geçirir. Anadolu’da ise kurdun çeşitli fonksiyonlarına Türk Dünyasının diğer kesimlerinde olduğu gibi, inanılır [18]. Özbekistan’da bebeği nazardan korumak için onun başına nazarlık olarak Kurt Kemiği, Kurt dişi, acı ısırık (üzerlik) Sarımsak ve iğne konulur, muska yapılır [19]. Anadolu’da Ballayan Türkmen aşiretinde kötü kişinin nazarından korunmak için okunarak ağzı bağlanınca, iki muska yapılır. Bunlardan birisi ulu bir ağacın altına diğeri eşiğin altına gömülür [20]. Buradan hareketle korumada ağız bağlama bahsine geçeceğiz. Ege ve Akdeniz bölgesinde; Bozkurt’un dişini cebinde taşıyan kimseye nazarın değmeyeceği ve bu kimsenin uykusunda sayıklamayacağı inancı vardır. Bozkurt’un kurtulmuş gözü toz haline getirilerek sürme gibi göze çekilirse, o gözün iyi göreceğine hiç ağrımayacağına inanılır. Bu yörede gece kurtlardan bahsedilmez, aksi halde bir kıl koparılır veya ateşe çivi atılır [21]. Bu tespitte yanılmıyorsak Bozkurt’un ak iye, diğer kurtların kara iye görünümü var. Her iki kurtta da halk inancına göre bir kuvve tespiti yapılmıştır. Ancak fonksiyonları farklıdır. Boz olmayan kurdun muhtemel zararından korunmak için demir ve ateş kültleri devreye girmiştir. Anadolu’da yılan, cin gibi varlıkların isminin gece geçmemesine özen gösterilir.

Türkmenlerinde ağılları nazardan korumak için kapının önüne bir sırık dikilir ve üzerine kurt başı takılır [22].
Azerbaycan’da su bıçakla bağlanır. Kurt ağzı Türk dünyasının birçok yerinde keza bıçakla bağlanır. Anadolu’da kız istenilince ailesinin ve imtahana girince öğretmenlerin ağzı iğne ile bağlanılır. Ayrıca yol bağlamak, kapı bağlamak ile ilgili inançlar da vardır. Anadolu’daki “kurt ağzı bağlaması” uygulaması Bayır –Bucak Türkmenlerinde de vardır. Evcil bir hayvan dağda, merada kalıp köyüne dönmemiş ise, o hayvana kurdun zarar vermemesi için merasim ve duaları yapılarak kurdun ağzı bağlanır. Beklenilen hayvan çiftliğe dönünce, açlıktan ölmemesi için kurdun ağzı açılır. Bu uygulama Güney ve Kuzey Azerbaycan Türklerinde de vardır [23]. Karaçay Türklerinde de kurt ağzı bağlamak vardır. Bunun için bıçak kınından çıkarılır ters çevrilir, bıçak ve kını ilgili duası okunarak birbirine bağlanır. Hayvanlar otlaktan salimen dönünce, kurt açlıktan ölmesin diye ilgili dua okunarak bıçak ve kını açılır. Buna kurdun ağzının açılması denir. Bu uygulama da “bıçak” ve “bağlama –bağlanma” temalarının yanı sıra halk inançlarındaki merhamet motifi de yer almaktadır. Kurdun avlanması onun meşru yoldan rızkını aramasıdır. O’na mani olunmamalıdır. Kuzey Kafkasya’da Tabasaranlar’da köyden birinin ineği itse(kaybolsa)Molla kurdun ağzını bağlar. Kurt ağzı bağlamak Karapapak, Kırmanç ve Kumanlarda da vardır [24]. Koyun Abdal’ın bağlarda koyun sürüsünün otlattığı koyunların meyvelere hiç dokunmadan sadece otları yediği koyunların bağlara zarar vermeyeceğini koyun abdal’ın garanti ettiği anlatılır. Koyunlar halisane otlatılır ise sadece rızıklarını yiyebilecekleri inancı ulu zatlarla ilgili anlatımlarda çok sık rastlanılır [25]. Azerbaycan’ın Kazak bölgesindeki bir inanca göre hiçbir dişi kurt erkek yavrusu ve erkek kurt da dişi yavrusu ile çiftleşmez. Kurtların yakın çevrelerindeki hayvanlarını parçalaması ilginçtir. Karınlarını doyurabilmek için başka muhitlerden hayvan bulurlar [26]. Enver Börüsoy’un bir araştırmasına göre; Kurt saldıracağı kimsenin dikkatini çeker, saldıracağını duyurur. Aniden ve arkadan saldırmaz. Her kurdun saldıracağı kendi sürüsü vardır. Birbirlerinin sürülerine saldırmazlar. Azerbaycan’ın Kazak bölgesinde çobanlar bakmakta oldukları sürülerin sahiplerinden “Kurt payı” alırlar. Kurt payı kurtların hakkı olarak bilinen bir miktar ettir. Çobanlar 10-15 kilo kadar eti yemeleri için kurtlara ayırır ve onların rahat yiyebilecekleri yerlere koyarlar. Kurdun payının ayrılması anlaşılan zahiri mahiyetinin yanısıra batıni boyutu ile nasiplerinin paylaşılması olayıdır. Kurdun da rızkı bir yerden gelmelidir. Onun da beslenme hakkı vardır. Anadolu’da ekin toprağa atılırken “kurdun ve kuşan payı” ilaveten toprağa serpitilir. Nevruz uygulamalarında ambar temizlemede kurdun – kuşun payı Anadolu ve Güney Azerbaycan da çok gözetilir. Türk Dünyası’nın hemen hemen her yerinde görülen “Kurt Ağzı Bağlama” uygulamasının derinliklerinde helal –haram ve rızk-nasip inancı vardır. Kurdun ağzı bağlanılarak ölüme terkedilmesi amaçlanmaz. Kurda adeta yememesi gereken evcil hayvan için işaret verilmiş olunur. Evcil hayvan yerine dönünce kurdun ağzı açılır. Kurdun ağzı çok kere bıçakla bağlanır. Bağlanmak Türk halk inançlarında bir kodtur. Bağlanmak ve açılmak bıçak –demirle yapılar. Demir de Türk halk inançlarında bir külttür. Bağlanma ve açılmanın dua eşliğinde yapılmış olması, yapılan uygulamanın islamileşmiş oluşundadır. Uygulama da bazen hocanın yer almış olması kam’ın rolünü üstlenmiş oluşu ile izah edilebilir. Bazı uygulamalarda bu esnada yakılmış ateşin sönüp sönmediğine bakılması, sönmüş olması halinde kurdun hayvanı yemesi şeklinde algılanması, kurdun hayvanı yemeyeceğinin işareti olarak kabul edilir. Bize göre bu Türklerde adalet kavramının antolojik temelinin varlığını da gösterir. Tengride kurt, kut bulmuş ise, bunun da bir nizamı vardı [27]. Kurt ağzının bağlanılması gibi kurdun içerdiği manevi kuvvetten istifade ile insanların ağzı, dili, gönlü bağlanabilir. Bunun için kurt yağı kullanılır. İnanca göre kurt yağı insanların sevimli görünmelerini önler ve şirin konuşmalarına mani olur. Düşmanlık yapılmak istenilen kimsenin ağzını, dilini, kapısını bağlamak için, o kişinin kapısına kurt yağı sürülür. Böyle kapıları “Bağlı Kapı” denilir [28]. Nahçıvan’da Kurt’a kutsiyet atfedilir. Kurt’un tekin olmadığına inanılır. Kurt yağı sürülmüş bir ailenin aile fertleri arasında tatsızlık çıkacağına inanılır ve “ Kurt Yağı ile ocak yıkılır” denilir [29]. Azerbaycan Türklerinde iki insan arasında ihtilaf çıkması isteniyor ise, bunların arasını açmak için birisinin üzerine “kurt Yağı” sürülmesinin gerektiğine inanılır [30]. SONUÇ Kurt Eski Türk İnanç Sisteminde Tengriden kut bulmuş bir canlı olup, Tanrı değil ancak semavi bir varlıkdır. Fiziki ve cinsel özellikleri de bulunan bu varlık boz, kır renkli ve çok kere dişi sıradan bir kurt olmaktan ziyade kurt donuna giren bir ata ruhudur. Bozkurt olarak mitolojide yer alan bu varlık Ata ruhu, Kam kültünün bütün özelliklerine sahip. Kendisine sevgi ve saygı duyularak yardımının alınabilmesine çalışılan ve kendisinden korkulup çekinilerek zararından korunmak istenilen bir varlıktır. Boz kurt’un hayatın her safhasında fonksiyonunun olduğuna inanılmaktadır. İnsanlar dünyaya gelmeden, geldikten sonra, isim almalarında evliliklerinin muhtelif dönemlerinde, bereket edinme, savaş kazanma gibi mücadelelerinde, görünmeyen güçlere karşı savaşlarında hastalıklarında, gelecekten haber almalarında kurtun fonksiyonuna inanmaktadır. Kurt yaşam biçimi ve çevre ile ilişkileri itibariyle Türk halk inançlarında örnek alınabilmektedir. Kurdun; kanı, yağı, kılı, postu, dişi, tırnağı, kemiği, kafa tası, izi korunma ve kurtulma da halk inançlarında yerini bulduğu, bir kurt kültünün oluştuğu söylenebilir. Halk inanç kültüründe bu derece derin iz taşıyan Bozkurt son yüzyıl da doğal olarak tekrar resmi devlet armaları gibi üst kültür kurumlarına da yansımıştır.

YAŞAR KALAFAT Dipnotlar:[1]
Şekil değiştirme konusunda bkz.Yrd. Doç.Dr. B. Köksel, “Gaziantep Efsanelerinde, şekil Değiştirme Motifi Üzerinde” III. Uluslar arası Çukurova Halk Kültürü Bilgi Şöleni (Sempozyumu) Bildirileri, Adana 1994 sh. 487-496[2] Y.Kalafat, Doğu Anadolu’da Eski Türk İnançları[3] S.Sakaoğlu, “Anadolu Folklorunda Göktürk Efsanelerinin İzleri” Beşinci Milletler arası Türkoloji Kongresi, İstanbul, 25-28 Eylül 1985, Türk Edebiyatı C.I. sh. 256-262[4] Y.Kalafat M.Kiyani, “Kaşkayi Türklerinde Sosyal Yaşam, Yörük ve Türkmenlerde Günlük Hayat, Ankara, 2002 sh. 109 -136[5] Dresden 45/9-10[6]B. Kaypenov a.g.m [7] Y.Kalafat, Güney Kafkasya sh. 86[8] B.Öğel, Türk Mitolojisi Ç.1. Ankara, 1989 sh. 441[9] Doç. Dr. Tanilla Aliyeva, “ Türk Dünyası ve Kızılderililerde Kurt Motifi” Türksoy Dergisi, Haziran 2000 S. 41 –43 sh. 40-43[10] Prof. Dr. Dimitri Vasılıyev “Sibirya Müzesinde Bulunan Gök Türk Heykel ve Sanat Eserleri Kolleksiyonları” Uluslar arası Dördüncü Türk Kültür Kongresi Bildirileri, Ankara 1997 sh. 298-301[11] S. Kürünov, Kafkasya Oğuzları ve Türkmenler Araştırma –Aktaran ; A. Duymaz, İstanbul 1995 sh. 85[12] Y.Kalafat, “Gagauz Türklerinde Halk İnançları ve Bazı Karşılaştırmalar” [13] S.Sakaoğlu, a.g.e[14] Kaynak kişi: Muharrem Bayar[15] Y.Kalafat, Kırım Kuzey Kafkasya sh. 134[16] Y.Kalafat Türk Dünyasında Karşılaştırmalı Türkmen Halk İnançları, Ankara 2000 sh. 71[17] Y.Kalafat a.g.e sh. 34[18] Y.Kalafat, Türk Dünyası Karşılaştırmalı Türkmen Halk İnançları Ankara 2000 sh. 72[19] Y.Kalafat a.g.e S.111[20] Yaşar Kalafat, Doğu Anadolu’da Eski Türk İnançları, sh.116[21] Şükrü Tekin Kaftan, “Günler ve Hayvanlarla ilgili olarak sürdürülen Batıl İnançlar” Yörük ve Türkmenlerde Günlük Hayat Sempozyumu Bildirileri” (17-18 Mayıs 2002) Ankara 2002 sh. 137-157[22] M. Bayar “Karakeçili Yörük Aşiretinin Tarih ve Kültür Hayatı” Yörük ve Türkmenlerde Günlük Hayat Sempozyumu Bildirileri Ankara 2002 sh. 27-62[23] Y.Kalafat.a.g.e sh. 149-150[24] Y.Kalafat Kırım - Kuzey Kafkasya sh. 127) [25] Z.Gürel, Koyun Baba Ankara 2000 sh. 18[26] Y.Kalafat, Kırım Kuzey Kafkasya, sh. 207[27] Türklerde Adalet Kavramının Antolojik Temeli Konusunda bkz. Mübahat Türker – Küyel “Türklerde Adalet Kavramının antolojik bir temeli Var mıdır?” X. Türk Tarih Kongresi III.c. sh. –735-79[28] Y.Kalafat, Kırım Kuzey Kafkasya sh. 207 [29] Y.Kalafat , Güney Kafkasya sh. 16

[30] Kaynak Kişi: Kamil Nerimoğlu Veliyev

HABERİ PAYLAŞ
Google Yahoo Facebook
Del.icio.us Digg StumbleUpon
Kaynak Haber Ajansı
Tarih : 15.07.2008 00:07
Habere Henüz Yorum Yapılmadı. Habere İlk Yorumu Siz Yapın!..Habere Yorum Gir

Adınız
Mail Adresiniz
Arkadaşınızın Adı
Arkadaşınızın Maili
Varsa Mesajınız
Doğrulama kodu
Doğrulama kodu
 

 

Adınız, Soyadınız
Yorumunuz
Doğrulama kodu
Doğrulama kodu
 

 

BU KATEGORİNİN DİĞER HABERLERİ
Dorothy Gale ayakkabıları nostaljisi! Dünyanın sonu mu geldi dediler! Hayalet Avcıları 3'e hazır olun! Sibel Can'da komedi sit com! Günün içinden kareler! Eurovision'da soğuk rüzgarlar esecek! Wanted'e silah tutma yasağı! Akbank Caz Festivali! 10 yaşında keman sanatçısı konseri! Sivas Kongresi'nin yıldönüm kutlandı! Doğu Pazarı Şarkı Yarışması! Hiç ortaya çıkmamış görüntüleri! Misyonu üstlenecek birileri gerek! Japonya Moda Haftası! Tablolar heykel müzesinde korunacak! Ajda Pekkan'dan müthiş konser! Çok Okunan Haberler Arasında İlk bölümlerinde neler olacak? İlhan Berk Bodrum'da toprağa verildi!