|
POLİTİKA -> PKK'lılara suçlu gözüyle bakıyoruz
PKK'lılara suçlu gözüyle bakıyoruz
Başbakan Recep Tayyip Edoğan AK Parti Grup toplantısında gündemdeki son gelişmeleri değerlendirdi
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, medeni bir milletin üyeleri olarak toplumsal meseleleri medeni bir dille konuşabilmeleri gerektiğini söyleyerek, "Etki alanı ve boyutları küçük de olsa bu düşmanlık dilini mahkum etmeli, şiddetin dilini, öfkenin dilini tecrit etmeliyiz. Ülke ve toplum olarak terörle mücadelede ilk yenmemiz gereken düşman öfkemizdir, öfkemiz olmalıdır" dedi.
Terör örgütünün askere, polise düşman gözüyle baktığını kaydeden Erdoğan, "Fakat biz şu anda bütün bu bakışlara rağmen onlara suçlu gözüyle bakıyoruz. Neden? Demokrasinin gereği bu" diye konuştu. AK Parti TBMM Grup Toplantısında bir konuşma yapan Başbakan Erdoğan, Ahilik Haftasının içinde bulunduklarına işaret ederek, bu ülkede 70 milyonun bin yıldır kardeş olduğuna inandıklarını vurguladı. Adaletin ve kalkınmanın, Türkiye'nin her bölgesinin, her insanının hakkı olduğuna inandıklarını ifade eden Erdoğan şöyle konuştu: "Ahiler şehri Kırşehir'i bizim kılan maya, Hakkari'yi, Diyarbakır'ı bizim kılan öz, İstanbul'u, Trabzon'u, Konya'yı, İzmir'i kuşatan ruh aynı mayadır, aynı özdür, aynı ruhtur. Malazgirt'te, İstanbul'un fethinde, Çanakkale'de, İstiklal mücadelesinde bir ve beraber olduğumuz gibi bugün de vatanımız bir, bayrağımız bir, devletimiz birdir. Biz birbirimizin velisiyiz, birbirimize emanetiz. Biz okullarda aynı sıralarda otururken, öğrenci yurtlarında aynı ranzaları paylaşırken, sofrada yeri geldiğinde ekmeğimizi bölüşürken, hudut boylarında vatanı beklerken, karakolda nöbet tutarken, fabrikada işçi olarak çalışırken, şehir merkezlerinde yanyana esnaflık yaparken birbirimizin hukukuna riayet eden kardeşleriz. Gerçek kardeşleriz biz. Birbirimizin malına, canına, hukukuna sonuna kadar riayet ettik. Nifak tohumları ekmek isteyenlere safımızda asla yer vermedik, vermeyiz. Bu milleti başka milletlerle, bu ülkeyi başka ülkelerle mukayese edenler büyük yanlışlık içindedir. Yeryüzünde hiçbir millet yüzyıllar boyu kardeşliği, yani Ahiliği bizim gibi kurumsal hale getirememiştir." Bu ülkede yüksek sesle konuşan herkesin, sözünün nereye varacağına dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, terörle mücadelenin en etkili yolunun da kardeşlik iklimini oluşturmak olduğunu söyledi. Türk milletinin huzuruna kasteden terör örgütünün, toplumu ayrıştırmaya, vatandaşlar arasına nifak tohumu sokmaya dönük olarak bir strateji ile hareket ettiğine işaret eden Erdoğan, bin yıldır bu topraklar üzerinde millet olarak yaşayan insanları birbirine düşman kılmanın planlarını yaptığını ifade etti. Türk milletinin bu planları bugüne kadar boşa çıkardığını hatırlatan Erdoğan, bundan sonra da aklı selimle birliğini ve beraberliğini muhafaza edecek iradeye sahip olduğunu kaydetti. Etnik kökekinden bağımsız olarak bu topraklar üzerinde yaşayan herkesin aynı medeniyetin, aynı milletin eşit üyesi olduğunu belirten Erdoğan, "Manisa Van'ın, Şırnak Konya'nın, Hakkari Erzurum'un, Çanakkale Diyarbakır'ın, Uşak Yozgat'ın öz kardeşidir. Bu ülkede kimsenin diğerine karşı bir üstünlük iddiası sözkonusu değildir. Olamaz. Eşitliğimiz, kardeşliğimiz sadece vatandaşlık hukukunun bir sonucu değildir. Aynı zamanda ortak bir tarihin, ortak bir medeniyetin doğal ürünüdür. Bizi biz yapan, bu topraklar üzerindeni insanları millet haline getiren bu tarih birliğidir. Büyük Selçuklu'da bir ve beraberiz, Osmanlı'da bir ve beraberiz. Türkiye Cumhuriyeti'nde bir ve beraberiz. Allah'ın izniyle sonsuza kadar da bir ve beraber olacağız" şeklinde konuştu. "FARKLILIKLARIMIZ AYRIŞMA VESİLESİ DEĞİL ZENGİNLİK VESİLESİDİR" Son zamanlarda bu yöndeki açıklamalarını kıskananlar bulunduğunu ve bunu çözmekte zorlandığını kaydeden Erdoğan, "Bunun tapusunun sadece kendisinde olduğunu zannedenler mi var?" dedi. Bunun, 70 milyonun yaklaşımı, 70 milyonun ötesinde sınır aşan bir yaklaşım olduğunu ifade eden Erdoğna, "Başkaları farklı söylemlerle konuşabilir. Farklı ideolojik gelenekten gelenler, 70 milyona birden seslenebilecek kapasiteye sahip olmayabilir. Bizim sözlerimiz ise Türkiye'nin 81 ilinde halkımızın yüreğine dokunur. Diyarbakır da bizi doğru anlar, Adapazarı da. Van da bizi doğru anlar Erzincan da" diye konuştu. Bu topraklardaki tarihi tecrübenin, burada yaşayan insanları milletleştirdiğini, medeniyet inşa eden bir toplumun üyelerine dönüştürdüğünü kaydeden Erdoğan, bugün yer yer dolaşıma giren ve bu milletin üyeleri arasındaki kardeşliği gözardı eden söylemlere prim vermemek gerektiğini vurguladı. Medeni bir milletin üyeleri olarak toplumsal meseleleri medeni bir dille konuşabilmeleri gerektiğini ifade eden Erdoğan, etki alanı ve boyutları küçük de olsa bu düşmanlık dilini mahkum etmeleri gerektiğini kaydetti. Erdoğan şunları kaydetti: "Şiddetin dilini, öfkenin dilini tecrit etmeliyiz. Zira ayrıştırıcı bir dille hiçbir meselemizi hal yoluna koymamız mümkün değildir. Meselelerimizi çözecek olan kadim menediyetimizden neşet eden kardeşlik dilidir. Farklılıklarımız bir ayrışma vesilesi değil bir zenginlik vesilesidir." "LOKAL GERİLİMLERİN KAYNAĞINDA DÜŞMANLIK DİLİNİN İPUÇLARINI GÖRÜYORUZ" Son dönemde bir iki yerleşim merkezinde yaşanan lokal gerilimlerin kaynağında bu düşmanlık dilinin ipuçlarının gözlendiğini söyleyen Erd'Yeryüzünde hiçbir millet yüzyıllar boyu kardeoğan, bu milletin kardeşliği yücelten, komşuluğu mukaddesleştiren bir medeniyetin sahibi olduğunu belirtti. Erdoğan bu olayların, arızi de olsa bu tür müessif hadiselerin ortaya çıkışında terörle birlikte kendisine yer bulan çatışma ve düşmanlık dilinin izlerini taşıdığını bildirdi. Türkiye Cumhuriyeti'nin, terörle mücadelesi ve iç barışı daha da kuvvetlerenek başarıya ulaşacağını vurgulayan Erdoğan, iç barışın, kardeşliğin, demokratik hakların, hukukun zedelendiği bir ortamın sadece terörün işine yarayacağına dikkat çekti. Yapılması gereken şeyin terör karşısında aklı selimle hareket etmek, kardeşliği en üst seviyelerde vurgulayan bir dille meseleleri konuşmak olduğunu dile getiren Erdoğan, hukuktan vaçgeçmeyeceklerini, demokrasiden bir tek geri adım atmayacaklarını, kalkınma iddiasından asla taviz vermeyeceklerini, adaleti erteleyen eski geleneğe asla dönmeyeceklerini ifade etti. Erdoğan şunları söyledi: "Demokrasinin çıtasını düşürelim de terörle mücadele edelim diye bir anlayışın ima edilmesini bile asla kabul edemeyiz. Karamsar senaryolara zerre kadar prim vermiyoruz. Hem nereden nereye geldiğimizin hesabını yapıyoruz, hem de ileriye doğru hamleler yapıyoruz. Terörle mücadele konusunda hükümet olarak çalışmalarımızı çok boyutlu bir şekilde sürdürüyoruz. Bu konunun kamuoyunun genelinde aklı selim çerçevesinde değerlendiriliyor olması, terörle mücadelemize sağlam bir zemin kazandırıyor. Bu zemin üzerinde mesafe almanın çok daha mümkün olduğunu biliyor, bundan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. 70 milyon insanımız bilmelidir ki bugün hükümetimiz devletin bütün kurumlarıyla güç birliği içinde teröre karşı her türlü önlemi soğukkanlı biçimde ve aklı selimle alıyor. Terörün ve çeşitli amaçlarla terörü bir araç olarak kullanan güçlerin günümüzde çok farklı stratejiler izlediğini hepimiz görmek durumundayız. Yapılan terör eylemleriyle bu eylemlerden alınmak istenen sonuçlar her zaman paralel olmayabiliyor. Hatta zıt yönlerde olabiliyor. Konuyu değerlendirirken bu gerçeği de aklımızda tutmak zorundayız. Aktütün'de askerlerimizin, Diyarbakır'da polislerimizin canına kastedenler, aslında bu milletin asırlardır çözülmeyen bütünlüğüne, insanlarımızın dostluk ve kardeşliğine de kastediyorlar. Bu sebeple ülke ve toplum olarak terörle mücadelede ilk yenmemiz gereken düşman öfkemizdir, öfkemiz olmalıdır. Terör örgütü benim askerime, benim polisime düşman gözüyle bakıyor. Fakat biz şu anda bütün bu bakışlara rağmen suçlu gözüyle bakıyoruz. Neden? Demokrasinin gereği bu. Hukukun üstünlüğü bunu gerektiriyor. İnsani yaklaşım bunu gerektirdiği için bunu yapmak durumundayız. Sağduyudan, aklı selimden uzaklaştığımız an terörün tuzağına düşmüş oluruz. Zaten istenen bu, beklenen bu. Zaten terör örgütünün istediği bunun aksini yapmak, milletle devletin arasını açmak değil mi? Biz, devlet-millet nasıl el ele olur bunu göstereceğiz. Medeni geçmişimize yakışmayacak, bu ülkenin birliğine, dirliğine, huzur ve istikrarına halel getirecek davranış ve eğilimler içinde hiçbir zaman bulunmadık, bulunmayacağız. Şu anda AK Parti iktidarının ülke genelindeki bütün faaliyetleri terör örgütünü ciddi manada rahatsız ediyor. Çünkü istediği, bunla'Yeryüzünde hiçbir millet yüzyıllar boyu karderın hiçbiri olmasın." "GÜN GELİR BU MİLLET SİZİ DE ADEME MAHKUM EDER" Aktütün'de bunu yaşadıklarını ifade eden Erdoğan, buna çanak tutanların da olduğunu belirtti. Bir medya grubunun, Aktütün'de okulun, öğretmenin olmadığını ifade ettiğini hatırlatan Erdoğan, Aktütün'de okul da, öğretmen de olduğunu anlatan Erdoğan, alınan bir ihbar nedeniyle okulun bir iki gün tatil edilmesini fırsat bilerek bunun üzerinden iktidara vurmanın yollarını aramanın, en azından insafsızlık olduğunu söyledi. Erdoğan, "Onun için yalan yanlış haber yapanlar ifadesini kullanıyoruz. Bu, milli birliğimizi zedeliyor. Burası bir mezra ve bu mezrada yine okulumuz var ve öğretmenlerimiz görevli. Bunu saptırmak ve orada bir senaryoyu kurarak bu senaryo ile iktidarın üzerine yürümek, aslında bizim üzerimize yürümek değil milli birliğimizi zedelemektir. Onun için biz bu konuda bu tür medya anlayışı yürütenlerin kendilerine çeki düzen vermelerini özellikle hatırlatmak istiyoruz. Bunun üzerinden primi yapamazlar. Bunun üzerinden rayting sağlayamazlar. Bir gün sağlarsın, iki gün sağlarsın. Ama gün gelir bu millet sizi de ademe mahkum eder, bunu da bilmeleri lazım" şeklinde konuştu. İHA
|
EN ÇOK OKUNANLAR
EN ÇOK YORUMLANANLAR
VİDEOLAR
GALERİLER
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||