|
Politika
Türkiye'ye saygısızlık yapılamaz
Başbakan Erdoğan İstanbul'da yaptığı konuşmada, Davos'ta yaşanan gerginliğe ilişkin açıklamalarda bulundu.
Türkiye sadece bölgesinde değil tüm dünyada barışı sağlama amacıyla hareket eden bir ülke olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, "Kimsenin Türkiye'yi yanlış konumda göstermesine izin vermeyiz. Kimsenin Türkiye Cumhuriyeti Başbakanına saygısızlık yapmasına fırsat vermeyiz. Bundan önce bu tür alışkanlıkları olanlar, olmuş olabilir. Ama şimdi yeni bir dönem başlamıştır. Türkiye, sıradan bir ülke değildir. Türkiye'nin büyüklüğünü, önemini iyi algılamak istemeyenler, tarihe dönüp bakarlarsa bunu görürler. Son 6 yıldır bölgede oynadığımız role bakarlarsa bunu görürler. Bizim anlayışımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Yurtta sulh dünyada sulh'tur" diye konuştu.
"YAHUDİLERİ VE İSRAİLLİLERİ SUÇLAMIYORUZ" Gazze'de yaşanan bir dram olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, "Bu dramı belli bir dinin dünya görüşü değil, sadece insan olarak değerlendirmek gerekirdi. Ben de sadece insani duyarlılıklarla bu meseleye baktım. Arkadaşlarım vicdanlarının sesini dinleyerek bu meseleye yaklaştılar. Bu trajediyi, o yavruların çocukların öldürülmesini basit bir iş kazası gibi basit bir hata gibi göstermek ne kadar anlamsızsa, yaşananları duymamak görmemek hissetmemek de, bir insan olarak bize o kadar anlamsız geliyor. Zira zulme duyarsız kalmakta zulümdür. Kimse 1300 kişinin öldürüldüğü bir olayın küçümsenmesini normal karşılanmasını görmezden gelinmesini isteme hakkına sahip değildir. Yaşanan trajediye verilen tepkiyi bir sorun gibi yansıtmak bize insaflı bir tutum gibi gelmiyor. Biz kategorik olarak İsrail ve İsraillileri suçlamıyoruz, Yahudileri suçlamıyoruz. Eleştirimiz kullanılan yöntemidir. Forforlu bombalaradır, kitle imha silahlarınadır. Tanklarla toplarla öldürülen o kadınların yavruların düştüğü durumadır. Hükümetin attığı bir adımla yüzlerce masumun ölümüne ölmesine sebep olmasınadı. Yani İsrail yönetiminin uygulamalarınadır bu tepkimiz" dedi. "BİZ KABİLE REİSİ DEĞİLİZ" Erdoğan, İsrail'e yöneltilen her eleştirinin anti-semitizm gibi algılandığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz bir yöntemi somut bir olayı eleştiriyoruz, hiçbir toplumu, dini etnik grubu eleştiri tahtasına oturtmuyoruz. Her olayı anti-semitizm karşıtlığı gibi gösterilmemeli. Ben orada TC başbakanı olarak bulundum. Biz bir kabile reisi değiliz. Biz TC'nin başbakanıyız. Türkiye'nin saygınlığını itibarını kollamak sadece iktidarın değil muhalefetin de görevidir. Herkes Türkiye'nin ağırlığını iyi anlamalı ve buna göre davranmalı. Bazı kesimlerde bir panik havası var. Türkiye ne yapar diye bir kaygı var. Türkiye ne yapar değil., Türkiye ne der, Türkiye'siz başkaları ne yapar diye düşünmek lazım. Kendisine ve ülkesine güvenmeyen gücünü bilmeyen eğilen bükülen bir anlayış bizim karakterimiz değil, olamaz."
|
EN ÇOK OKUNANLAR
EN ÇOK YORUMLANANLAR
VİDEOLAR
GALERİLER
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||