|
KÜLTÜR-SANAT -> Osmanlı Cumhuriyeti'nin galası yapıldı
Osmanlı Cumhuriyeti'nin galası yapıldı
Gani Müjde'nin yazıp yönettiği ve Ata Demirer ile Vildan Atasever'in başrollerini paylaştığı, "Osmanlı Cumhuriyeti" filmi düzenlenen gala ile ilk kez seyirciyle buluştu. 1.500 kişinin oynadığı filmin galasına yaklaşık iki bin beş yüz kişi katıldı.
Harbiye'deki Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda gerçekleştirilen "Osmanlı Cumhuriyeti" filminin galası iş, sanat ve medya dünyasından yaklaşık iki bin 500 davetli katıldı. Davetlileri kapıda Mehter Takımı karşıladı. Davetliler maketler ile hazırlanmış dekordan geçip, kırmızı halıdan yürüyerek salona girdi.
Gani Müjde'nin eğlenceli senaryosunda; Ata Demirer, Vildan Atasever, Ruhsar Öcal, Sümer Tilmaç, Kerem Kupacı, Ali Düşenkalkar, Belma Canciger Müjde ve 1500 kişilik bir kadro rol alıyor. Filmde Ata Demirer, Osmanlı Sultanı 7. Osman olarak seyircinin karşısına çıkarken, 2008 yılındaki bu hayalî Osmanlı Cumhuriyeti'nde, Ruhsar Öcal, Saliha Sultan; Vildan Atasever ise padişahın gönlünü çalan, Asude karakterini canlandırıyor.Vildan Atasever ile birlikte kırmızı halıdan yürüyerek salona giren Ata Demirer önüne uzatılan yaklaşık 20 tane mikrofon görünce, neşelenerek, "bunlar ne güzel çiçekler efendim, ne zahmet ettiniz" dedi. Çok heyecanlı olduğunu belirten Demirer, basın mensuplarını görünce, "Şu an Milli Takım'a nazire yapar gibi" diye konuştu. Filmi Vildan Atasever ile önceden izlediklerini söyleyen Demirer, "Biz çok etkilendik. Umarım bizdeki duyguları seyircide yaşar. Tamamen gerçek olmayan bir mekan, gerçek olmayan bir padişah ve dünyası. Gani Müjde'nin dünyasını canlandırdık. Tartışma yaratacak bir durum yok" dedi. Gani Müjde'nin yazdığı üçüncü, yönettiği ikinci sinema filmi olan Osmanlı Cumhuriyeti, hayali bir cumhuriyet. Gani Müjde, "Atatürk olmasaydı… Kurtuluş Savaşı hiç yapılmasaydı… Osmanlı hanedanı 2008 yılında hâlâ Topkapı Sarayı'nda yaşıyor olsaydı…" diye başlayıp hayali hanedanlığını beyazperdeye yansıttı.Eşi sanatçı Belma Canciğer Müjde, çocukları Ece Su ve Arda ile galaya katılan Gani Müjde, "Bir rüyayı canlandırdık burda. Sinemacıların kurduğu rüyalar film oluyor. Bizler bunu seyrediyoruz. Buda bizim hayatımızda güzel şeyler oluşmasına rol açıyor. 'Osmanlı Cumhuriyeti' de böyle bir film. Güzel bir rüya bence. Umarım seyredenlerde bu rüyaya katılırlar" diye konuştu. Galaya akın akın davetli geldi. Merdivenler ve gösterim salonu girişinde yoğun kalabalık yaşandı. Filmin afişinde Ata Demirer'in üzerinde poz verdiği gingerdan iki tanesi galada davetlilerin kullanımına sunuldu. Tiyatrocu Necmi Yapıcı uzun süre ginger'in üzerinden inmedi. Davetliler arasında Ata Demirer'in annesi Ayten Kaçar'da vardı. Kaçar, "İki oğlumla da gurur duyuyorum. Ben Ata'dan daha komiğim aramızda kalsın" dedi. İstanbul'da Topkapı Sarayı, Yıldız Sarayı, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü, Aya İrini, Sepetçiler Kasrı, Karaköy, Nakkaştepe ve Fatih başta olmak üzere 23 farklı mekanda 5,5 haftada çekilen Avşar Film yapımı Osmanlı Cumhuriyeti için kimi mekanlar da yeni baştan inşa edildi. FİLMİN KONUSU...Avrupa Birliği'nin ve ülkeyi sözde koruma altında tutan Amerikan mandasının bunaltıcı talepleri arasında iktidarsız bir iktidar sürdüren Padişah 7. Osman, kıskanç eş Bezmialem Saliha Sultan'dan da ( Ruhsar Öcal) iyice bunalıp kendisini musikiye vermiştir. Ancak bir gün başına beklenmedik bir şey gelir: AŞIK OLUR! Saraya gelen restorasyon öğrencilerinden Asude'ye (Vildan Atasever) duyduğu bu aşk, Osman Bey'in hem kendisine hem saltanatına bakışını tamamen değiştirir. 'OSMANLI CUMHURİYETİ İÇİN İSTANBUL BAŞTAN YARATILDI' Osmanlı Cumhuriyeti' filminin çekimlerinde tarihsel dokuya zarar vermemek için film, tekrar inşa edilen dekorlarda çekildi. İstanbul'u baştan yaratan ekip, hummalı bir çalışma gerçekleştirdi. Filmin konunun geçtiği mekanlarla çok konuşulacağa benziyor. Çünkü kimi mekanlar orijinali zarar görmesin diye yeniden inşa edilirken, kimi mekanlar da çekim sırasında özenle korundu. İşte filmin kamera arkası detayları: -Ana oyuncu kadrosu 47 kişiden oluşan filmde toplam 1.075 figüran görev aldı. -Topkapı Sarayı çekimlerinde 20 kişilik oyuncu kadrosuyla; 70 kişilik teknik ekip, 200 kişilik figürasyon ve 30 kişilik mehter takımı hazır bulundu. - Özel izinle çekim yapılan tarihi mekanlarda dokuya zarar vermemek için azami gayret gösterildi. - Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın izniyle çekim yapılan Topkapı Sarayı'nda, avluya sadece padişah arabası girebilirken, ekipman ve diğer araçlar 1.5 kilometre uzakta bekledi. - Baskın sahnelerinin çekildiği Aya İrini'de duvarların zarar görmemesi için duvarların birebir kopyası Aya İrini'nin içine yeniden döşendi. Padişahın yatak odası haline getirilen Yıldız Sarayı'ndaki boş odada perde asmak mümkün olmadığı için pencerenin önüne çelik bir konstrüksiyon kuruldu ve perde buraya asıldı. Saliha Sultan'ın, aynaya vazo fırlattığı sahnede, el işçiliğiyle restore edilmiş zeminin zarar görmemesi için yerlere kat kat battaniye ve mat döşendi. -'Osmanlı Cumhuriyeti'nde tarihi araçlar da aynen veya tamir edilerek kullanıldı. Sepetçiler Kasrı'nın bahçesinde bulunan ve orijinal saltanat kayığının birebir replikası olan Saltanat Kayığı, dört yıl sonra ilk defa tamir edilerek suya indirildi. Padişah arabası olarak kullanılan 'Chevrolet Convertible 1955' marka araba da özel olarak tamir edilip kırmızı beyaz renge boyandı. - Filmde gerçek çekimlerin yanı sıra bilgisayar teknolojisi de yer aldı: Kargalar, savaş gemisi, özgürlük heykeli ve Ankara kalesi, bilgisayar teknolojisi ile tasarlandı. Padişahın yatak odası, taht odası, sarayın silah deposu ve Amerikan karargahı için çalışılan pek çok mekan yeni baştan inşa edildi. Türkiye'de olmayan beyzbol sahası, film için Nakkaştepe'de hazırlandı. - Yönetmenin istediği gibi tarihi bir Rum meyhanesinin bulunamaması üzerine de Karaköy sahilinde bir Rum meyhanesi sıfırdan kuruldu. - Sezen Aksu da bu meyhanede sahneye çıkan amatör şarkıcı rolünde, konuk oyuncu olarak filmde yerini aldı. - Fatih'te bir sarnıç, Amerikan karargahı nezareti haline getirilirken; Sultanahmet'teki kullanılmayan bir mahzen de sarayın silah deposuna dönüştürüldü. -Sepetçiler Kasrı, 7. Osman'ın taht odası haline getirilirken; İstanbul Üniversitesi rektörlük binasındaki oda da padişahın toplantı odası oldu. Ancak film gereği toplantı odasına bilardo masası konulması gerekince bir başka sorun çıktı: Bilardo masaları yaklaşık bir ton ağırlığındaydı ve bu ağırlık, odanın zeminine zarar verecekti. Bu yüzden 300 kilo ağırlığında 'daha hafif' bir bilardo masası yaptırılarak bu sorun da aşıldı. GALA GÖRÜNTÜLERİNİ İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ
|
EN ÇOK OKUNANLAR
EN ÇOK YORUMLANANLAR
VİDEOLAR
GALERİLER
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||