|
SPOR -> Semih balataları yakacak
Semih balataları yakacak
Türk spor yazarları Fenerbahçe'nin Parzitan karşısındaki oyununu ve galibiyetini yorumladı.
MAÇI ZOR BİTİRDİK
Rıdvan Dilmen (Milliyet): Öldük, öldük dirildik Öldük öldük dirildik. Stattaki seyirci, ekran başındaki tüm Fenerbahçeliler maçı zor bitirdi. Oyuncular da öyle. Hücumda iki beki de ileri çıkarmak istedi Fenerbahçe. Özellikle Gökhan müthiş oynadı. Orta dörtlüden de Semih ve Alex, Güiza’ya daha çok yardımcı oluyordu. Güiza’nın boşalttığı yerlere de Semih ve Alex koşular yapıyor, böylece çok pozisyon bulunuyordu. FENERBAHÇE'NİN GOLLERİ Gökhan, Alex ve Semih olağanüstü iyi oynadılar. Alex’in takımını bu kadar sahiplenmesi, özverili oynaması bence maçtaki en önemli unsurdu. Partizan’ın kaybedeceği bir şey yoktu ve açık oynadılar. Oyunun her bölümünde hücum yapmayı düşündüler. Fenerbahçe 3. golü bulamadığı için oyundan düşmediler. Frikikten farkı bire indirince hem morallendiler, hem de Fenerbahçe’nin psikolojik olarak geriye yaslanmasını sağladılar. Takım savunmasında Maldonado’dan başka etkili oyuncu olmadığı için Partizan orta sahayı çabuk geçti. Taraftarın hakkı da ödenmez. İlk maçta 2-2’lik avantajlı bir skor çıkmasına rağmen rövanşta stadı tamamen doldurdular. Maç boyunca ve özellikle takımın yorulduğu bölümlerde müthiş destek verdiler. GÜİZA HALA OYNATILAMIYOR Erman Toroğlu (Hürriyet): Devler ligi keyfi Belgrad’daki 6 eksikli Partizan inanılmaz top oynamıştı. İkinci yarıda da Fenerbahçe fena değildi ama bu sefer bakıyorsunuz Partizan tam takım, o Belgrad’daki ilk yarıdan eser yok. Burada da ilk 45 dakika Fenerbahçe çok kontrollü ve akıllı. Nitekim 2-0 öne geçiyorlar. Semih o kadar çok koşuyor ki, neredeyse bütün balataları yakacak. Aragones doğru bir kararla onu dışarı alıyor. Zaten dün akşamki maçın yıldızı da Semih. Çok güzel bir gol attı. Türkiye ve Fenerbahçe için çok önemli bir maçtı. Şampiyonlar Ligi futbolun kaymağı. Orada oynamak bir ayrıcalık. Orada olmak bir keyif. Nitekim Fenerbahçeli futbolcular bu güzel zehri şırıngayla vücutlarına almışlar ki, diğer maçlara göre daha fazla kımıldadılar, daha istekliydiler. Mesela Maldonado diğer maçlara göre daha derli topluydu. Fenerbahçe hala Güiza’yı oynatamıyor. Ve orta alanda büyük zaaflar veriyor. Maçın hakeminin İspanyol olması sarı lacivertliler için bir avantajdı. Diyeceksiniz ki: "Lehinde düdükler mi çaldı?" Hayır ama teknik direktörün, Güiza’nın, Roberto Carlos’un oynamaları sahanın içindeki konuşmalar Fenerbahçe için avantaja dönmese bile dezavıntaja da dönmez. GECENİN ADAMI MALDONADO Can Bartu (Hürriyet): Bilinçli ve çabuk olunca Fenerbahçe dün gece güzel bir futbol sergileyerek Partizan’ı yendi ve Şampiyonlar Ligi’ne kaldı. Öncelikle herkes çok çalıştı. Diğer Avrupa maçları ve Süper Lig’in ilk haftasındaki Gaziantepspor sınavının aksine daha bilinçli ve çabuktular. Partizan galibiyetinde Maldonado’nun rolü çok büyüktü. Bence gecenin adamıydı. Topu çok çabuk oyuna soktu. İkili mücadelelere girdi ve çoğunu kazandı. Ayakta kaldı. Bir sürü top çaldı, takımını hücuma kaldırdı. Şilili çok kalite ve üst üste birkaç maç oynarsa daha da iyi duruma gelecek. F.Bahçe, 75. dakikadan sonra oyundan düştü. Kazım’ın kaçırdığı bir gol var. Onu atsa iş erken kopacak. Gol kaçar ama böylesine maçlarda daha dikkatli olacaksın. Topa dikkatli girip, yumuşak vuracaktı. Kazım bunu yapamadı. Dün çok gayretliydi ama o laubali tavrından vazgeçemiyor. Uğur Boral ortalıklarda yok. Semih’e güzel bir gol attırdı ama becerisi olan üstün süratini kullanamıyor. Devamlı geriye dönüyor. Oyuna katkısı yok. Topa vurma meziyetini de unutmuş. Her halinden çökük olduğu ortada. Gökhan’ı geçmiş maçlara nazaran daha iyi buldum. Karşısında süratli ve ters bir futbolcu olmasına rağmen çok sağlamdı. Yasin de Lugano ile birlikte hiç sırıtmadı. Gürcan Bilgiç (Sabah): Hücum omurgası lk dakikadan itibaren oyunu, skoru ve şovu eline alan, F.Bahçe'ydi. Üç gün önce G.Antep'te yaşadıkları travmadan nasıl kurtulacaklarını iyi anlayıp, birbirlerine sarılarak ve inanarak oynadılar. Partizan'ın kafasını bile yukarı kaldırmasına izin vermeden, müthiş bir presle çöreklendiler rakip sahaya. Futbolun değişmez kuralı; rakip kadar koşacaksın. Kazanmanın şartı; rakipten çok koşacaksın. Atak olgunlaştırmak için gereken pas trafiğini sağlıklı kurunca Fenerbahçe için zor maç, bir anda gösteriye dönüştü. Semih Şentürk ve Guiza ile birlikte maçın parlayan ismi Maldonado oldu. Şilili geçmiş maçlarından daha farklı oynamaya çalıştı. Müthiş kademeler yaptı. Her yere yetişmeye çalışırken, kendisine yaklaşan Alex'i de oyuna sokmayı başardı. Semih ciddi sakatlığına rağmen fedakarlık yaparak sahaya çıktı. Gaziantep'in rövanşını da aldı; kendisine "Yedeksin" diyenlerden... Onlar 'derslerini' aldılar mı; yaşayıp göreceğiz. Guiza dün iki golün istasyon ismiydi. İlk golün ateşini yaktı, ikincisinde de Alex'e ikram yaptı. Fenerbahçe'nin orta sahada Alex ile başlayıp, Semih ve Guiza ile tamamlanan hücum omurgasının resitalini seyrediyorduk sahada. Bu kadar sakatlığa rağmen, Fenerbahçe takımının sanki hiçbir şey olmamış gibi çıkıp, gövde gösterisini yapması, galibiyet kadar önemliydi. Çünkü onları Avrupa'da veya zorlu rakipler karşısında başarıya taşıyacak olan bu güven duygusu. Kendini beğenmişlik ile arasındaki ince çizgi ayırt edildiğinde, herkesin özlediği Fenerbahçe takımı ortaya çıkıyor. Ömer Üründül (Sabah): Fener avantajı kullandı Aurelio'nun gitmesi, Deivid ve Vederson'un ağır sakatlıklarla uzun süreli eksikliklerine bir de Selçuk'un sakatlığı eklenip, gereken takviyelerin de yapılamaması nedeniyle F.Bahçe ciddi bir orta saha rahatsızlığı ile karşı karşıya kaldı. Maçın başında futbolcular da seyirciler de tedirgindi. Partizan'ın biriki çabuk hücum denemesinin ardından F.Bahçe kontrolü eline aldı. Oyun karşı alana yıkıldı. Orta saha oyuncularının yapısı itibariyle yüksek tempolu bir baskı kurmak mümkün değildi. Buna rağmen gole yakın pozisyonlar oluştu. Güiza'nın aceleciliği, stresi ve bencilliği golü geciktirdi. Sonunda Semih klasik gollerinden biriyle takımını rahatlattı. İkinci yarıda en az 2 gole ihtiyacı olan Partizan risk alınca, F.Bahçe'ye avantajlı bir geniş alan çıktı. Hazırlanışı ve yapılışı güzel bir golle de fark ikiye çıktı. Ancak Semih'in çıkmasından sonra kontrol tamamen Partizan'a geçti. Bu maç bir kere daha gösterdi ki F.Bahçe'nin acil orta saha oyuncusu transferine ihtiyacı var. Salı günkü köşe yazımda da belirttiğim gibi Uğur ile Kazım'ın ne yapacakları, çok bilinmeyenli denklem. Kolektif oyundan uzaklar. Adeta topla kavga ediyorlar. İlk golün asistini yapan Uğur, kaptırdığı gereksiz toplarla takımının kontrataklarla karşı karşıya kalmasına neden oldu. Semih, Aragones gelene kadar hayatında oynamadığı orta sahada ciddi sakatlığına rağmen uzak ara en iyi oyuncuysa fazla söze de gerek yok.
|
EN ÇOK OKUNANLAR
EN ÇOK YORUMLANANLAR
VİDEOLAR
GALERİLER
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||